Diagnost

Archive for Nisan 2010|Monthly archive page

Çin Otomotiv Endüstrisi

In Dünya, Ekonomi on 21 Nisan 2010 at 01:53

Çin’i küçümseyeni Allah taş yapar

Dìyi Qìche Jítuán,
Shànghai Qìche Gongyè Zonggongsi,
Beijing Qìchegongyè Jìnchukou Gongsi

gibi firma isimleri size bir şey ifade etmiyor olabilir. Ürettikleri otomobilleri tanıdığınıza eminim: Cadillac Escalade, Buick Regal, Saab 9-3, Audi A4, Audi A6, Chrysler 300C, Mercedes Benz E Serisi

Şaka değil, bu otomobiller Çin Halk Cumhuriyeti’nde üretiliyor. Toyota, Çin’de Hibrit otomobil üretmeye başladı. BMW gibi birkaçı dışında, bildiğiniz tüm büyük markaların Çin’de fabrikası var. BMW’nin tüm güç aktarma organları, Alman endüstri devi ZF tarafından üretiliyor. ZF’nin çin’de fabrikası olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Lafın kısası, BMW’nin Çin’de üretime başlamasına az kaldı. Yakında haberi gelir.

Daha ilginci, 2010 yılı içerisinde Volvo da Çin malı oldu. Volvo’nun sahibi Ford Motor Company, Çin otomotiv devi Geely ile anlaştı. Alan şirketin adı “Sìchuan Téngzhong Zhòng Gongjixiè Youxiàn Gongsi“, hadi aklınızda kalacak şekilde söyleyeyim “Tengzhong”.

Çin otomotiv firmaları, bir yandan Avrupalı, Amerikalı üreticilerle, büyük hissedar kendileri olmak şartı ile joint venture üretim yapıyor; bir yandan da kriz yüzünden iflasın eşiğine gelen batı şirketlerini satın alıyor. Avrupa ve Amerika’daki fabrikaları AR-GE merkezine, müzeye dönüştürüp; bütün üretimi Çin’e kaydırdıklarında “diagnost yazmıştı” dersiniz.

* Çin otomotiv endüstrisi, 2009 yılında 13,8 milyon adetten fazla araç üretti.
* Japonya’nın tahtına oturarak, Dünya’nın en büyük otomobil üreticisi oldu.
* Çin Halk Cumhuriyeti, 2009 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin de tahtına oturdu.
* Dünya’nın en büyük otomobil pazarı hâline geldi.
* Çin’in uzun vadeli hedefi, yılda 100 milyon otomobil satışı.
* Çinlilerin hepsi zıplasa Dünya yörüngeden kaymaz.
* Ancak otomotiv sektörünün yörüngesi çoktan doğuya kaydı.

Danışmanlık şirketi McKinsey’in 2008’de hazırladığı rapora göre; 2030 yılına kadar Çin yollarında düşecek otomobil sayısı 287 milyon adede ulaşacak. Bu rakam, tüm Dünya’daki otomobil sayısının %30’u anlamına geliyor. Çin otomotiv endüstrisinin pazarı domine etmesi; Çin’in otomobil tüketiminin zirveye çıkması, fosil yakıt tüketimi ve oluşturabileceği çevre felâketlerini akıllara getirebilir.

Aynı danışmanlık şirketinin diğer bir raporu, Çin otomotiv endüstrisinin elektrikli araçlara yaptığı yatırımı “Çin’in Yeşil Devrimi” adıyla uzun uzun anlatmış. Petrol türevleri konusunda dışa bağımlı bir ülke olan Çin, bu yatırımı babasının hayrına yapmıyor. Çin otomotiv üreticisi BYD’nin (Build Your Dreams) İhracat ve Satıştan sorumlu yöneticisi Henry Li, kimin hayrına yaptıklarını bakın nasıl anlatmış: “We are not trying to save the world, we are making money. Our strategy aims to give value to shareholders. If we can help the planet at the same time, all the better“[Kaynak] Yani diyor ki: “Gezegeni yerim, ortaklara bişey olmasın“.

Reklamlar

Bir vagona ne kadar anlam yüklenebilir?

In Türkiye, Uluslararası İlişkiler on 19 Nisan 2010 at 23:35

Compagnie Internationale des Wagons-Lits, nam-ı diğer CIWL çoğumuza bir şey ifade etmeyebilir. Türkçe adı Avrupa Sürat Katarları ve Beynelmilel Yataklı Vagonlar Şirketi. 1872’de kurulan bu şirket, ünlü Orient Express hattını işletiyordu. İstanbul’daki Pera Palas Oteli, bu hattın yolcularının konaklaması için CIWL tarafından inşa edilmişti. Şirket hâlâ faaldir; parayı bastıran bu şirkete ait şık vagonlardan birinde seyahat edebilir.

2419 numaralı vagon hariç.

Bu vagon, Birinci Dünya Savaşı’nun muzaffer komutanı Fransız Mareşal Ferdinand Foch‘un özel trenine aitti. 11 Kasım 1918’de, Fransa’nın Compiègne Ormanı‘nda, Almanya ve Fransa arasında imzalanan ateşkese ev sahipliği yaptı. Almanya’nın pes ettiği anlamına gelen bu ateşkese imza atan Alman politikacı Matthias Erzberger, bir süre sonra, Die Organisation Consul adlı örgüt tarafından öldürülecekti.

Ateşkesin imzalandığı bu vagon, 1927 yılına kadar Paris’te gururla sergilendi. Daha sonra, Ateşkes’in imzalandığı Compiègne Ormanı’nda yapılan Clairiere de L’Armistice anıtına taşındı. Vagon, Fransızların gurur abidesi haline gelmişti. 1940 yılı yazında her şey tersine döndü.

Hitler ve arkadaşları, Vagon’un önünde Ateşkes Antlaşmasının imzalanmasını beklerken

22 Temmuz 1940 tarihinde; Adolf Hitler, Hermann Göring, Rudolf Hess ve diğerlerini taşıyan arabalar, vagonun önüne yanaştı. Ateşkes imzalatma sırası Fransa’yı işgal eden Hitler’deydi. Hitler vagona girdi, Ferdinand Foch’un koltuğuna oturdu. Giriş konuşmalarını dinledikten bir süre sonra, Fransızların imzalarını beklemeden vagonu terketti. Hayatını intikam peşinde koşmakla geçiren Hitler için tarihi bir andı. Vagonun bulunduğu anıt yıkıldı. Vagon Berlin’de sergilenmeye başladı. Bu sefer vagonla gurur duyma sırası Almanlardaydı.

1945 yılında savaşı kaybedeceğini anlayan Alman Ordusu, vagonu emniyetli olduğunu düşündükleri Ohrdruf‘a taşıdı. Bir süre sonra Amerikan Birlikleri vagonu buldu ve tamamen imha etti. Savaştan sonra, Compiègne’deki Ateşkes Anıtı onarıldı. Vagonun 1918’deki hâlinin bire bir kopyası yapıldı. Vagona 2419D numarası verildi.

%d blogcu bunu beğendi: