Diagnost

Eh be Mübarek

In Dünya, Dış Politika, Gündem, Komplo Teorileri, Tarih, Uluslararası İlişkiler on 14 Şubat 2011 at 14:41

Bir devrim ABD medyasında naklen yayımlanıyorsa, ona “halk devrimi” demeden önce iki rekat düşünmekte yarar var.

Mısır Hava Kuvvetleri’nin sahip olduğu F-16 sayısının, hâlihazırda F-16 üreten Türkiye’nin hava kuvvetlerinden daha fazla olduğunu bilmemek çok önemli değildir. Altı Gün Savaşları sırasında, İsrail Hava Kuvvetleri’nin 300’den fazla Mısır uçağını yerde vurması ve Mısır Hava Kuvvetleri’ni bir gün içerisinde fiilen ortadan kaldırması da öyle. Sonuçta ABD, Ortadoğu’da İsrail’den sonra en büyük müttefiki olan Mısır’a, yok olan Sovyet uçakları yerine gıcır gıcır F-4 ve F-16’lar vermiş, mağduriyeti gidermiştir. Altı Gün Savaşı’nda, el kadar İsrail bütün Sina Çölü’nü işgâl edince ve Mısır’ın tank ihtiyacı hasıl olunca, ABD yine yardıma koşmuş, Mısır topraklarında M1A1 Abrams tankı imalatına başlamıştır. Mısır Kara Kuvvetleri envanterindeki binden fazla M1A1 Abrams’ın bulunmasını da boşverin. Bunun karşılığı ABD Ordusu’na verilen Süveyş Kanalı’nın sınırsız kullanım hakkını da.

28 Ocak 2011’de, Kahire’de Cuma Namazı çıkışı gösteriler başladığında, aralarında Genelkurmay Başkanı’nın da bulunduğu iki düzineden fazla Mısır subayı Kahire’de değildi. Yaklaşık 30 yıldır eğitildikleri Pentagon’da oturuyorlardı.

Aynı tarihte, tüm Dünyaya demokrasi dersleri veren basın esnafımızın değerli kalemleri ve onların perverleri “işte halkın gücü“, “kazanan halkın iradesi olacak” sloganları atmaya başladılar. Olanlar devrimmiş, Mısır halkı diktatöre “defol” diyormuş. Aralarında, bu olanların ‘Mavi Marmara Devrimi’nin İslâm Dünyası’na yansıması olduğunu söyleyenler bile oldu. Allah hepsinin yardımcısı olsun.

Hüsnü Mübarek koltukta hepsinin tahmin ettiğinden fazla direnince, pek sesleri çıkmadı. Dün yabancı medya, batılı gizli servisleri kaynak göstererek açıkladı:  Hüsnü Mübarek, ‘direndiği’ süre zarfında 70 milyar dolarlık servetini kurtarmaya uğraşıyormuş. Direnç sona erdiğinde, bizim demokrasi âşıklarının istediği oldu, Mübarek görevini devretti.

Kime?
İsyan başladığında, Pentagon’da bulunan Mısır Ordusu’nun üst düzey yönetimine.

 

Pentagon sözcüsü John Kirby’e göre Mısır Ordusu: “They certainly haven’t inflicted any harm on protesters“, “They’re focused mainly on protecting the institutions of government, as they should be.

CSIS’in Mısır Ordusu uzmanı Anthony H. Cordesman ise bize çok tanıdık gelecek bir laf etmiş: “Is it a force that will listen to us if there is a military takeover and we want them to move to a democratically elected government as soon as possible?

ABD Genelkurmay Başkan Yardımcısı, General James E. Cartwright ise, Mısır ordusu hakkında “we didn’t say anything to them about how they should handle it, and they didn’t tell us about how they were going to handle it” demiş.

ABD Genelkurmay Başkanı Amiral Mullen, apar topar gittiği Ortadoğu’da Ürdün ve İsrailli yetkililere, Mısır’daki gelişmelerin iki ülkenin güvenliğini tehdit etmeyeceği yolunda güvence verecekmiş.

Bu kadar general demecinin üzerine “İşine bak general” diye manşet atamayan demokrasi hocalarına göre ise; halkın iradesi kazanmış, halk yönetimi devralmış, “Mısır İran olmayacak“mış.

Kaynak ve Alıntılar:
Calling for Restraint, Pentagon Faces Test of Influence With AllyThe New York Times
ABD Genelkurmay Başkanı Ürdün Kralı İle GörüştüThe Voice of America

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: